5 Mayıs 2015 Salı

ERKEK ERGENLERİN KURALDIŞI DAVRANIŞLARINDA BABA ETKİSİ



Bugün ki yazımda, babanın kişilik özellikleriyle erkek ergenlerin kuraldışı davranışları arasındaki ilişkilere değinmeye çalışacağım.
Çocuk gelişiminde annenin etkin rolü uzun yıllardır bildiğimiz bir gerçekliktir ancak son yıllarda yapılan çalışmalar, annenin yanında babanın da önemini dikkate almış ve çocukların gelişiminde anne ve babanın birlikte rol oynadığına hatta değişen sosyal ve ekonomik koşulların, çocuğun gelişim sürecinde babanın öneminin ön plana çıktığına dikkati çekmiştir.
Babanın aile içinde çocuk ile iletişimi arttıkça çocuğun davranışlarını etkileme özelliği de artmaktadır. Özellikle erkek çocuk prestij modeli olarak kabul ettiği babanın davranışlarını içselleştirir ya da biyolojik olarak sahip olduğu yatkınlıkları ortaya çıkartma yatkınlığı gösterebilir. Bu davranışlar olumlu ya da olumsuz olabilir. Kural dışı davranışlar olumsuz davranışlara örnek verilebilir.
Kuraldışı davranışlarda ergenlerin yetişkinlere oranla daha fazla kuraldışı davranış sergilediği; cinsiyet faktörünün kuraldışı davranışlarla ilişkisine baktığımızda ise, erkek ergenlerin, söz konusu davranışları daha fazla yaptığı görülmektedir.
Acaba erkek ergenlerin kural dışı davranışları ile babalarının kişilik özellikleri arasında bir ilişki var mıdır?
Yapılan araştırmalarda liseli ergenlerde, kuraldışı davranışlar arasında en yüksek yüzdeye sahip davranışın, kopya çekmek olduğu, bunu, statü suçu ve başkalarını kandırma ile statü suçu ve okul kurallarına aykırı davranmanın takip ettiği görülmüştür. Baba ile yakın ilişkide bulunan çocukların, daha uyumlu olduğu, benlik saygılarının daha yüksek olduğu, okulda daha iyi fonksiyon gösterdiği, daha az antisosyal davranışlar sergilediğine dair çalışmalar bulunmaktadır.  Ayrıca, madde kullanan ergenlerin ebeveynlerinin, madde kullanmayan ergenlerin ebeveynlerine oranla daha fazla kişilik bozukluğu tespit edilmiştir.
Tüm bu araştırmalar aslında öğrenme kuramları ile önemli ölçüde örtüşmektedir. Bandura, normal büyüme sancıları olarak nitelendirdiği bu davranışları, öğrenme ve aile veya çevreden model almanın temellendirdiğine değinmiştir. Yetişkin modeli örnekleri televizyondan da aktarılırsa da baba ve anne birinci derecede model teşkil etmektedir.
Ergenlikte kuraldışı davranışlarda aile ve çevresel nedenler bağlamında çocuğun kuraldışı davranışlara yönelmesindeki en önemli nedenlerden birinin, anne veya babanın çocuğa önemli model oluşturamaması olduğu bilinmektedir.  Anne-baba tutumu, sosyo-ekonomik düzey, ergenin ilgileri, ergen üzerinde kurulan aile kontrolü, duygusal istismar, aile bağları gibi konularla ilgili araştırmalara rastlanırken, babanın kişilik özellikleri ile ilişkisine dayalı yeteri kadar araştırma yapılmadığını da burada belirtmek isterim.
Biz bu yazımızda bu konu üzerine birkaç kelam etmek niyetindeyiz.
Babaların kişilik özelliklerinden, insanlara güvenmeyen, işbirliğinden çok, yarışmaya eğilimli, bağımsız, mücadeleci, uyanık, tepkisel, şüpheci, kendini düşünen gibi özellikleri ağır basanların, erkek ergen çocuklarında madde kullanımı ve satışıyla birlikte, kavgalarda kesici silahlar kullanmayla ilgili davranışlarında diğer ebeveyn özelliklerine sahip ergenlere göre artış görülmektedir. Ayrıca bu gençlerde öfkeyi kontrol edemeyip başkalarına saldırgan davranışlarda bulunma ve kavgalara karışma davranışlarının arttığı görülmüştür.
Babanın kişilik özelliklerine bakıldığında muhafazakar, yeniliğe dirençli, ince düşünmeyen, ilgi alanları sınırlı, geleneksel gibi özellikleri ağır basanların, erkek ergen çocuklarında, çocuk/genç olma statüsüne uygun olmayan davranışlar ve okul kurallarına aykırı davranışlarının arttığı görülmektedir. Ayrıca, bu baba kişilik özelliğine sahip erkek ergenlerin hırsızlığa oranla ciddiyeti daha az olan haber vermeden başkalarının eşyalarını alma gibi davranışlarının arttığı görülebilmektedir. Araştırmalarda muhafazakar, yeniliğe dirençli, ince düşünmeyen, ilgi alanları sınırlı, geleneksel gibi özellikleri baskın babaların, erkek ergen çocuklarında, çocuk/genç olma statüsüne uymayan ve başkalarını aldatmaya yönelik davranışlarında artma görülmüştür.
Burada belirtmek gerekir ki; ergenlik döneminde yoğun yaşanılan öfke duygusunun sevgi, korku, hoşlanma gibi temel duygulardan biridir ve bu durum ergenin karşılaşacağı baskı, engellenme, hayal kırıklığı, incinme, korku, haklarının çiğnenmesi karşısında gösterdiği duygusal bir tepkidir.
 Bu noktada; ergen, babasının yeniliğe dirençli, geleneksel, muhafazakar yapısının doğurduğu davranışlarla karşılaştığında, engellenme, hayal kırıklığı ve haklarının çiğnendiğini düşünebilir. Bu duygular neticesinde öfkesi artan ve kendisini daha doğru nasıl ifade edebileceğini bilemeyen ergen, öfke duygusunu sözel olarak veya davranışa dökülerek dışarıya aktarabilir.
 Araştırmalarda elde edilen bulgulardaki ortak nokta, babanın Gelişime açıklık ve Yumuşakbaşlılık/Geçimlilik temel faktörtörünün erkek ergenin gerçekleştirdiği kuraldışı davranışlar ile ilişkisidir. Bandura’daki özdeşleşme kurulan modelin bir insan olmayabileceği, kurgu, tarihi kahraman, genellenmiş ideal kişi de olabileceği bilinmektedir. Bu bağlamda bulgular, özdeşleşilen modelin baba veya babanın davranışsal yansımalarının kural dışı davranışlara neden olan ve ailesel faktör olduğu düşünülebilir.
Demografik bilgilerden elde edilen babaların yaşı, işi ve stresi ile ilgili değişkenler ve erkek ergenlerin kural dışı davranışları arasında ki ilişkiye baktığımızda ise; baba yaşı ve babanın iş stresi, ergenin kuraldışı davranışlarındaki sıklıkta fark oluşturmamaktadır.
Erkek ergenlerin, kuraldışı davranışları içinde yer alan binalara zarar verme davranışı, babası çalışmayan ergenlerde daha sık görülebilmektedir. Belirtmek gerekir ki; lise öğrencilerinin özsaygı düzeylerini etkileyen etmenlerin belirlenmesine yönelik yapılan çalışmada, örneklem içindeki en düşük özsaygı düzeyine sahip olan öğrencilerin, babaları işsiz olan öğrenciler olduğu bulunmuştur.  Yani, ergenin babasının çalışmamasının, ergende özsaygının düşmesine neden olabileceği ve özsaygısı düşük ergeninde diğer ergenlere oranla kuraldışı davranışlara daha yatkın olduğu görülecektir.
Erkek ergenlerin kuraldışı davranışları içinde yer alan statü suçu ve okul kurallarına aykırı davranışlarına bakıldığında, babaları ilköğretim mezunu olan erkek ergenlerin, statü suçu ve okul kurallarına aykırı davranışları, babaları lise ve üniversite mezunu olan ergenlere göre daha fazla gerçekleştirdikleri bulgusuna ulaşılmıştır. Bir başka araştırmada, üniversite öğrencilerinin sürekli öfke ve öfke ifade biçimi düzeylerini incelenmiş ve ebeveynleri ortaokul mezunu olan öğrencilerin öfkelerini dışa vurma düzeylerinin lise ve üniversite mezunu ebeveynlerin çocuklarına göre daha yüksek olduğuna ulaşılmıştır.
Türkiye gerçeğini göz önünden ayırmadan ifade etmem gerekir ki, babaların artık bir dost, bakıp büyüten kişi, hayat arkadaşı koruyucu figür, rol model, ahlaki rehber, öğretmen ve içinde yer aldığı kültürel gruba ve tarihsel döneme göre önemi değişen, evi geçindiren birey olarak daha önemli roller üstlenmeleri gerekmektedir.
Çocuğun yetiştirilmesi ve gelişimi açısından, babaların durumun farkındalık seviyelerinin artırılması ile birçok sorun önleyici rehberlik açısından gereklidir.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder